Dört kıyı, bir çelik
Hiçbir ada kendi kendine yetmez. Çelik, kuzeyin demiri ile batının yağını ister. Büyük omurga doğunun uzun gövdesine bakar. Sofra ve kumaş güneyden gelir. Ticaret halkadan ya da merkezden geçmek zorundadır.
Kuzey denizi · beş ada
Kuzgun Halkası'nda taht bir kişide durur. Demir, yağ, kereste ve tahıl ise dört ayrı kıyıdadır. Adaların arasında kara köprüsü yoktur. Yalnız deniz.
Diyar
Merkezden kıyıya inen halkalar her adada başka türlü kırılır. Biri faleze yaslanır, biri ova olarak uzanır. Kuzgunlar haraçı arka planda toplar ve Hazine Ağacı'nın sandıklarına bırakır. Sandığı serbestçe yalnız tahtı tutan açar.
Hiçbir ada kendi kendine yetmez. Çelik, kuzeyin demiri ile batının yağını ister. Büyük omurga doğunun uzun gövdesine bakar. Sofra ve kumaş güneyden gelir. Ticaret halkadan ya da merkezden geçmek zorundadır.
Deri mühür otuz adım, demir elli, çelik yetmiş adım toprak çizer. Yakıtı biten mühür solar; en uzun koruma sekiz gündür. Totem mühürü bir süre kırılamaz kılar. Tahtın çevresindeki çekişmeli toprakta totem tutunmaz.
Kadim Taht'ı tutan, diyarın adını değiştirir ve haraç bağlar. Kralın tacı ile kılıcı yağmalanamaz; kral düşünce tahtın ardında yeniden belirir. İsteyen hür kalır. Kıyılar onu da doyurur, onu da unutmaz.
Kuzgun Halkası
Bir kara parçasına dokun. Dar geçitler kumsalı kaleye bağlar. Uzun su, yağ ile dış kayaları uzakta tutar. Halkanın ötesinde, altı ile on iki kilometre açıkta, küçük kayalar durur.
Merkez · taht
Kadim Taht burada durur, şövalye siluetli kalenin başında. Tek doğrudan geçit kılıcın gövdesidir. Kaynakları ılımlıdır; değeri, her boğaza aynı anda bakmasıdır. Bu kıyıda doğum yoktur.
Üç yüz ile altı yüz metre. Sığ omurga geçer. Ağır cog kanalın ortasına mahkûmdur. İki yaka gözcü yeridir.
Kuzey boğazı bir yöne iter, dönüşü uzatır. Rüzgâr değil, haritanın kendi suyu.
İçte iki üç kilometre, dış halkada daha uzun. Küçük tekne burada çıplaktır. Pusu, sisle değil kayanın ardıyla kurulur.
Demir Sırtı'nın içine giren koy. Gizli iskele de olabilir, tuzak da.
Başka bir diyar. Adalar bir yay gibi uzanır, iki uç birbirinden çok uzaktır. Taht, zincirin ortasındaki darboğazda durur. Yol doğrusaldır; boğazı tutan sofrayı da tutar.
Bir dağlık ana ada, çevresinde dört düz kıyı, arada resif labirenti. Longship ve sandal öne çıkar. Ağır cog zorlanır. Keşif ve pusu bu suda ağır basar.
Su
Güvertede ballista, mancınık, ateş fıçısı ve bordalama kancası vardır. Erken dönem bombard yalnız en büyük omurgada, kuzgun yelkenlisinde durur.
Kıyıda olanlar
Yüksek rakımda sıklaşır. Canı tükenirken kaçar.
Kıyıya yakın ormanda. Savurması ağırdır.
Kuzey ormanı ve güneybatı sazlığı. Elmas ile Tanrıların Gözyaşı düşürür.
Harabe kapılarında dolaşır. Önce hızlı koşar, yaklaşınca yavaşlar.
Batının sazında. Suyun kendisi gibi durur, sonra durmaz.
Gömülü geminin nöbeti. Uzak höyükte uyanır.
Höyüğün en altında. Parıltısı yok; solgunluğu yeter.
Haraçı taşır. Hazine Ağacı'na bırakır. Taht boşalsa da uçmayı bırakmaz.
Kadim Taht
Başı tahttır. Kılıcı, kaleye inen tek doğrudan yoldur.
Topluluk bu taşı halkanın kuzey ucu gibi görür; oysa taht merkezdedir, çünkü herkes ona bakmak zorundadır. Bir ocak kurulabilir. Yakında ocakdaşların adı görünür. Aile diye işaretlenmiş kapı, yalnız aileye açılır.
Yalnız kral takar. Çelik miğferle aynı koruma, hız cezası yok. Sandığa girmez. Kral olmayan yere bırakırsa taç yok olur.
Dövülmez. Tahtın arkasındaki balkondan alınır. Kral düşünce orada yeniden belirir.
Kuzgunların bıraktığı sandıklar. Kral serbestçe açar. Başkası maymuncukla gelir.
İki kapı
Tarayıcı
Adını bırak. Güneyin keten kumsalına ya da doğunun çam kıyısına çık. Dar geçitten kaleye bak, uzun sudan yağa ve uzak kayalara geç.
Tarayıcıdan girİstemci
Kayıtlardaki eşik: 64 bit bir makine, altı gigabayt bellek, iki gigabayt yer. Kurulum dosyası bu kapıya henüz bağlanmadı.
Paket yayımlandığında bu kapıdan inecek. Şimdilik kıyı tarayıcıdan açılır.